9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları – Sayfa 207 | 3. Tema: Ölçme ve Değerlendirme (Karanfilsiz)
Soru: Yandaki karekodda Karanfilsiz adlı hikâye yer almaktadır. Bu hikâyeyi dinleyiniz/izleyiniz.
Cevap: Karanfilsiz adlı hikâyeyi dinledim / izledim.
1. Hikâyedeki karakterlerin özellikleri nelerdir?
Kısa Cevap:
Karakterler, sanat–maddiyat çatışmasını temsil eden zıt özelliklere sahiptir.
Ayrıntılı Cevap:
-
Ana Karakter: İşini yalnızca geçim kaynağı olarak değil, bir sanat ve emek ürünü olarak gören; duyarlı, idealistik ve geleneğe bağlı bir kişidir. Detaylara önem verir, yaptığı işe anlam yükler.
-
Yardımcı Karakter (Kaportacı): Hız, kazanç ve pratiklik odaklıdır. Sanatsal ayrıntıları gereksiz bulur, yaptığı işe daha çok maddi açıdan yaklaşır.
2. Hikâyedeki ana karakter hangi özelliğiyle dikkat çekmektedir?
Kısa Cevap: Sanatına ve işine olan bağlılığıyla dikkat çeker.
Ana karakter, yaptığı işi sıradan bir görev olarak değil, duygu ve estetik taşıyan bir sanat olarak görür. Bu yaklaşımı, onu çevresindeki insanlardan ayıran en belirgin özelliğidir.
3. Hikâyedeki yardımcı karakter hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Kısa Cevap: Yardımcı karakter, maddi bakış açısını temsil eder.
Yardımcı karakter, hız ve kazanç açısından haklı görülebilir; ancak sanatı küçümsemesi ve emeğin manevi yönünü göz ardı etmesi olumsuz bir izlenim bırakır. Ana karakterin tam karşıtı bir düşünce yapısına sahiptir.
4. Hikâyedeki çatışmayı yazınız.
Kısa Cevap: Sanat anlayışı ile maddiyat anlayışı arasındaki çatışma.
Ayrıntılı Cevap: Hikâyede ana karakterin sanata ve emeğe verdiği değer ile yardımcı karakterin hızlı ve kazanç odaklı iş anlayışı arasında temel bir çatışma bulunmaktadır.
5. Karakterlerin özellikleri metnin çatışma unsurlarını nasıl şekillendirmiştir?
Kısa Cevap: Zıt karakter özellikleri, çatışmayı güçlendirmiştir.
Ana karakterin idealist ve sanatsal yaklaşımı, yardımcı karakterin pragmatik ve maddi yaklaşımıyla çatışır. Bu karşıtlık, hikâyenin ana gerilimini oluşturur ve olayların gelişimini belirler.
6. Hikâyenin konusu, yer ve zaman özelliklerini nasıl etkilemiştir?
Kısa Cevap: Konu, modern zaman–gelenek çatışmasını yansıtır.
Hikâye, bir atölye ortamında ve modern zamanlarda geçmektedir. Hızın ve verimliliğin öne çıktığı bu dönem, ana karakterin geleneksel ve sanatsal duruşuyla bilinçli bir karşıtlık oluşturur.
7. Hikâyenin ana düşüncesini yazınız.
Kısa Cevap: Sanat ve emek, maddi kazançtan daha derin bir değere sahiptir.
Hikâye, modern dünyada geleneksel sanatların değersizleştiğini; ancak manevi ve duygusal değerlerinin asla kaybolmadığını vurgulamaktadır.
8. Siz olsanız hikâyenin çözüm bölümünü nasıl kurgulardınız?
Kısa Cevap: Ana karakterin sanatının değerinin anlaşılmasıyla bitirirdim.
Ana karakter, sanatına sahip çıkarak yaptığı işi daha geniş kitlelere tanıtır ve emeğinin karşılığını görür. Yardımcı karakter ise zamanla yaptığı işin sadece kazanç değil, anlam ve estetik de taşıması gerektiğini fark eder.
9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları – Sayfa 208 | 9 ve 10. Sorular ve Cevaplar
Soru 9: Öğrencilerin okudukları hikâyelere karar vererek tabloyu doldurunuz.
Kısa Cevap: Tablo, verilen anlatıcı ve zaman–mekân bilgilerine göre aşağıdaki şekilde doldurulur.
| Öğrenciler | Okuduğu Hikâye Bölümü | Bakış Açısı | Anlatıcı | Zaman | Mekân |
|---|---|---|---|---|---|
| Ali | Türbe | Gözlemci bakış açısı | 3. tekil şahıs | Mayıs ayı | Bahçe |
| Betül | Oğlumuz | Kahraman bakış açısı | 1. tekil şahıs | Belirsiz | Evin içi |
| Ceyda | Unutulan | İlahi bakış açısı | 3. tekil şahıs | Belirsiz | Belirsiz |
| Demir | İki Buçuk | İlahi bakış açısı | 3. tekil şahıs | Belirsiz | Minibüs |
Soru 10:Demir’in okuduğu hikâye parçasına kişiler arası çatışma ekleyerek hikâye bölümünü yeniden yazınız.
Kısa Cevap: Hikâye, yolcu ile şoför arasındaki gerilim üzerine yeniden kurgulanır.
“Ne yapmalıydı şimdi? ‘Şoför efendi, iki buçuğun üstünü unuttunuz!’ dese, şoför belki de ‘Ne biliyorsun unuttuğumu?’ diye tersleyebilirdi. İçinde büyüyen huzursuzluğu bastırmaya çalıştı ama dayanamadı.
— İki buçuğun üstünü almadım, şoför bey, dedi usulca.
Şoför dikiz aynasından sert bir bakış fırlattı:
— Para canlısı mısın sen?
Dolmuşta birkaç yolcu başını çevirdi, biri alaycı bir gülümsemeyle baktı. Utançla öfke arasında sıkıştı ama sesini titretmeden karşılık verdi:
— Sadece hakkımı istedim.
Şoför omuz silkti:
— İki buçuk lira için bu kadar meseleye değer mi?
Sözler dolmuşun içinde asılı kaldı. Yolcuların bakışları altında susmak zorunda kaldı ama içinde biriken kırgınlık ve öfke dinmedi.”
9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları – Sayfa 209 (11–15. Sorular)
Soru 11) Şiirin temasını yazınız.
Kısa Cevap: Özlem ve arayış.
Şiirde, şairin ulaşamadığı bir varlığa duyduğu derin özlem ve onu bulma isteği ön plandadır. Bu arayış, şiirin bütününe hâkim olan temel duygudur.
Soru 12) Birinci dörtlüğe göre şairin ruh hâliyle ilgili çıkarımlarınız nelerdir?
Kısa Cevap: Şair, huzursuz ve arayış içindedir.
Birinci dörtlükte şair, gecenin sessizliğinde duyduğu sesle irkilir. Bu durum onun içsel bir boşluk, özlem ve belirsizlik yaşadığını gösterir. Aradığı şeye uzun süredir ulaşamaması, ruh hâlinde tedirginlik ve yalnızlık oluşturmuştur.
Soru 13) “Nerdesin” kelimesinin tekrar edilmesi şiirin anlamına nasıl katkı sağlamıştır?
Kısa Cevap: Özlemi ve arayışı güçlendirmiştir.
“Nerdesin” kelimesinin tekrar edilmesi, şairin aradığı varlığa bir türlü ulaşamamasını vurgular. Bu tekrar, hasret duygusunu derinleştirir, şiirin duygusal etkisini artırır ve okuyucunun şairin yalnızlığını daha güçlü hissetmesini sağlar.
Soru 14) Şiirin yapı ve ahenk unsurlarını yazınız.
- Nazım birimi: Dörtlük
- Ölçü: 11’li hece ölçüsü
- Redif: “Nerdesin”
- Kafiye türü: Yarım ve tam kafiye
- Kafiye düzeni: abab – cccb
Soru 15) Tema, yapı ve ahenk unsurlarını koruyarak şiire üçüncü bir dörtlük yazınız.
Bazen gündüz olur içim daralır,
Sessizlik üstüme çöker, ağırdır.
O ses uzaktan kalbime varır,
Yine fısıldar içimde: “Nerdesin?”
9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları – Sayfa 210 (16–19. Sorular)
Soru 16) Eleştirmenin görüşünü desteklemek için şiirde hangi ifadelerden yararlanılmıştır?
Kısa Cevap: Gündelik durumları şiirsel imgelerle dönüştüren ifadeler kullanılmıştır.
Eleştirmenin görüşünü destekleyen başlıca ifadeler şunlardır: “bir değere biniyor soluk almak”, “sabahları acıktığı için haklı”, “gününü kazanıp kurtardı diye güzel”. Bu dizelerde günlük hayatın sıradan hâlleri, Cemal Süreya’nın imge ve çağrışımlarıyla etkileyici bir şiir diline dönüşmüştür; okurun duygusal katılımı bu sayede güçlenir.
Soru 17) Cenab Şahabeddin’in bu yazıyı yazma amacı nedir?
Kısa Cevap: Afrika yolculuğunda yaşadığı izlenimleri paylaşmak.
Yazar, İskenderiye’ye yaklaşırken yaşadıklarını, gördüklerini ve hissettiklerini aktararak okuru yolculuğa ortak etmeyi amaçlar. Metin; mekân tasvirleriyle birlikte kişisel deneyim ve duyguları da içerir.
Soru 18) Gezi yazılarında yazar, sadece gördüğü yerleri değil deneyimlerini de anlatır. Metin bu görüşü destekliyor mu?
Kısa Cevap: Evet, desteklemektedir.
Metinde yalnızca Afrika kıyılarının tasviri yoktur; denizin sarsıntısı, yolcuların çektiği sıkıntılar, kıyıya yaklaşmanın verdiği heyecan ve sabahın atmosferi gibi kişisel deneyimler de yer alır. Bu yönüyle metin, gezi yazısının temel özelliklerini karşılar.
Soru 19) Şair ve yazar Afrika’yı anlatmak için neden farklı edebî türler seçmiştir?
Kısa Cevap: Amaç ve anlatım biçimleri farklıdır.
Üvercinka’da şair, Afrika’yı lirik ve duygusal bir çağrışım alanı olarak işler; soyut bir etki hedefler. İskenderiye’den metninde ise yazar, somut gözlem ve yaşantıyı aktarmak için gezi yazısı türünü seçer. Farklı amaçlar, farklı tür ve anlatım tekniklerini gerektirir.