9. Sınıf Düşünme Eğitimi Ders Kitabı Sayfa 22-23-24 Cevapları MEB Yayınları
9. Sınıf Düşünme Eğitimi Ders Kitabı Sayfa 22-23-24 cevapları, temel düşünme edimlerinden olan kavrama, anlama ve yargılama/hüküm verme süreçlerini açıklamaktadır. Bu sayfalardaki etkinliklerde görsellerin yorumlanması, günlük yaşamda karşılaşılan sorunların nedenlerinin belirlenmesi ve seçenekler arasında bilinçli karar verilmesi ele alınmaktadır. Cevaplar, öğrencilerin düşünme süreçlerini fark etmelerine ve gerekçeli değerlendirmeler yapmalarına yardımcı olacak şekilde hazırlanmıştır.
9. Sınıf Düşünme Eğitimi Ders Kitabı Sayfa 22 Cevapları
Düşünelim
Soru: Görsellerin anlatmak istediği düşüncelerin neler olabileceğini arkadaşlarınızla paylaşınız.
Kısa Cevap: Görseller sırasıyla insanın doğa üzerindeki etkisini, ailenin güven ve dayanışma sağlamasını, küresel ısınma nedeniyle dünyanın karşı karşıya bulunduğu tehlikeleri anlatıyor olabilir.
Detaylı Cevap: İlk görselde doğadaki ayak izleri, insanların tüketim alışkanlıklarının ve davranışlarının çevre üzerinde bıraktığı ekolojik izi düşündürmektedir. İkinci görsel, ailenin bireylere sevgi, güven, korunma ve dayanışma sağlayan bir yuva olduğunu anlatmaktadır. Üçüncü görselde dünyanın eriyen bir dondurmaya benzetilmesi ise küresel ısınma, iklim değişikliği ve doğal kaynakların tükenmesi gibi sorunlara dikkat çekmektedir. Görsellerin ortak mesajı, insanların hem birbirlerine hem de doğaya karşı sorumluluklarının bulunduğu olabilir.
Soru: Görsellere ilişkin düşünme sürecinizi gözden geçiriniz. Bu sürecin nasıl gerçekleştiği ile ilgili görüşlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Kısa Cevap: Önce görsellerdeki nesneleri fark ettim, ardından bunları önceki bilgilerimle ilişkilendirerek yorumladım ve verilmek istenen mesajlara ilişkin sonuçlara ulaştım.
Detaylı Cevap: Görselleri incelerken önce ayak izi, aile, ev, dünya ve dondurma gibi varlıkları kavradım. Daha sonra bu varlıklar arasında bağlantılar kurarak ayak izinin çevresel etkiyi, evin güvenli aile ortamını ve eriyen dünyanın iklim değişikliğini temsil edebileceğini anladım. Son aşamada görsellerin insanın doğaya ve topluma karşı sorumluluklarını anlattığı yönünde yargıya vardım. Bu süreçte gözlem, geçmiş bilgiler, karşılaştırma, çağrışım ve akıl yürütmeden yararlandım.
9. Sınıf Düşünme Eğitimi Ders Kitabı Sayfa 23 Cevapları
Sorgulama
Soru 1: Verilen açıklamadaki kavrama, anlama ve yargılama/hüküm verme edimlerini tespit ederek ilgili kutucuklara yazınız.
Kısa Cevap: Emre pedalın dönmediğini kavramış, bisikletin bozulduğunu anlamış ve sorunun zincirden kaynaklandığı sonucuna ulaşmıştır.
Kavrama: Emre, bisikletin pedalının dönmediğini fark eder ve bisikletin parçalarını zihninde tasarlar.
Anlama: Pedalın dönmemesi ile bisikletin çalışmaması arasında ilişki kurarak bir arıza bulunduğunu anlar.
Yargılama/Hüküm Verme: Yapılan inceleme ve arkadaşının yönlendirmesi sonucunda sorunun bisikletin zincirinden kaynaklandığı hükmüne ulaşılır.
Soru 2: Siz de günlük yaşamınızdan kavrama, anlama ve yargılama/hüküm verme örnekleri yazınız.
Kısa Cevap: Çalışmayan bir masa lambasının durumunu inceleyerek fişinin prize tam olarak takılmadığı sonucuna ulaşmak bu düşünme edimlerine örnek gösterilebilir.
Kavrama: Masa lambasının düğmesine bastığım hâlde ışığın yanmadığını fark ederim.
Anlama: Lambanın yanmamasının elektrik bağlantısıyla veya ampulle ilgili bir sorundan kaynaklanabileceğini düşünürüm.
Yargılama/Hüküm Verme: Fişi ve ampulü kontrol ettikten sonra fişin prize tam takılmadığını belirler ve sorunun bağlantıdan kaynaklandığı sonucuna ulaşırım.
9. Sınıf Düşünme Eğitimi Ders Kitabı Sayfa 24 Cevapları
Sorgulama
Soru 1: Böyle bir durumda kararınız ne olurdu? Kararınızı gerekçeleriyle yazınız.
Kısa Cevap: Maça gitmek yerine sınava hazırlanmayı tercih ederdim. Çünkü sınavdaki başarı, çalışma sorumluluğumu zamanında yerine getirmeme bağlıdır.
Detaylı Cevap: Maçın önemli ve heyecan verici bir etkinlik olduğunu kabul ederim. Ancak pazartesi günü matematik sınavımın bulunması ve henüz çalışmaya başlamamış olmam nedeniyle önceliğimi sınava verirdim. Maça gitmek çalışma süremi azaltabilir ve yorgun düşmeme neden olabilir. Bu nedenle uzun vadeli hedefimi ve öğrencilik sorumluluğumu dikkate alarak evde kalıp planlı biçimde sınava hazırlanmayı seçerdim.
Soru 2: Durumu kavramamış ya da anlamamış olmanız hâlinde kararınızda bir farklılık olur muydu? Açıklayınız.
Kısa Cevap: Evet, durumu doğru kavramamış olsaydım sınavın önemini ve maça gitmenin olası sonuçlarını düşünmeden karar verebilirdim.
Detaylı Cevap: Durumu anlamadan yalnızca maçın heyecanına odaklanabilir ve arkadaşımın teklifini hemen kabul edebilirdim. Matematik sınavına hazırlanmadığımı, zamanın sınırlı olduğunu ve maça gitmenin çalışma düzenimi etkileyebileceğini gözden kaçırabilirdim. Durumu doğru kavramak, seçeneklerin olumlu ve olumsuz yönlerini görmemi sağlar. Bu nedenle kavrama ve anlama, bilinçli karar vermenin temelidir.
Soru 3: Kararınız bir yargılama/hüküm verme edimi olarak kabul edilebilir mi? Açıklayınız.
Kısa Cevap: Evet, seçenekleri ve sonuçlarını değerlendirerek bir karara ulaştığım için bu karar yargılama/hüküm verme edimidir.
Detaylı Cevap: Karar verirken maça gitmek ile evde kalıp sınava çalışmak seçeneklerini karşılaştırdım. Her iki seçeneğin bana sağlayacağı yararları ve doğurabileceği sonuçları değerlendirdim. Sınava çalışmanın sorumluluğuma ve uzun vadeli hedeflerime daha uygun olduğu sonucuna ulaştım. Bilgileri değerlendirerek bir yargıya ulaşmam, kararımın hüküm verme edimi olduğunu göstermektedir.
Soru 4: Kavrama, anlama ve yargılama/hüküm verme edimleri arasında sizce nasıl bir ilişki olabilir? Açıklayınız.
Kısa Cevap: İnsan önce olayın temel unsurlarını kavrar, daha sonra bunlar arasındaki ilişkileri anlar ve son olarak değerlendirme yaparak bir yargıya ulaşır.
Detaylı Cevap: Kavrama, bir olayın veya durumun temel unsurlarını zihinde belirlemeyi sağlar. Anlama, kavranan unsurlar arasında neden-sonuç ve anlam ilişkileri kurmaktır. Yargılama/hüküm verme ise elde edilen bilgileri karşılaştırarak bir sonuca veya karara ulaşmaktır. Bu edimler birbirini tamamlayan aşamalar hâlinde gerçekleşir. Doğru kavranmayan ve yeterince anlaşılmayan bir durum hakkında verilen hüküm eksik veya yanlış olabilir.