11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 289
Hazırlık
Soru: İnsanları macera arayışına yönelten etmenler sizce nelerdir?
Kısa Cevap: İnsanları maceraya yönelten en önemli etkenler merak, keşfetme isteği, heyecan arayışı ve kendini sınama duygusudur.
Detaylı Cevap: İnsanlar bazen günlük hayatın sıradanlığından uzaklaşmak, yeni yerler görmek ve farklı deneyimler yaşamak ister. Görseldeki hareketli sahne de insanın özgürlük, cesaret ve heyecan arayışını çağrıştırır. Macera, kişiye hem yeni şeyler öğrenme hem de kendi sınırlarını tanıma fırsatı verir. Bu yüzden merak duygusu, keşfetme arzusu ve hayata farklı bir anlam katma isteği insanları macera arayışına yöneltebilir.
Soru: “Ekmek kavgası” sözüyle anlatılmak istenen nedir? Açıklayınız.
Kısa Cevap: Ekmek kavgası, insanların geçimini sağlamak ve hayatını sürdürebilmek için verdiği çalışma ve mücadele anlamına gelir.
Detaylı Cevap: “Ekmek kavgası” sözü, insanların para kazanmak, ailesini geçindirmek ve temel ihtiyaçlarını karşılamak için gösterdiği çabayı ifade eder. Bu sözde “ekmek”, yalnızca yiyecek anlamında değil, geçim, emek ve yaşam mücadelesi anlamında kullanılmıştır. Balıkçılar, işçiler, çiftçiler ve farklı mesleklerden insanlar hayatlarını sürdürebilmek için çalışır; bu çaba da ekmek kavgası olarak adlandırılır.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 292
Metni Anlama ve Çözümleme
Soru: Metnin ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini söyleyiniz.
Kısa Cevap: Metnin ana düşüncesi, lüfer bolluğu üzerinden İstanbul halkının yaşam sevinci, geçim mücadelesi ve denizle kurduğu bağın anlatılmasıdır.
Detaylı Cevap: “Görülmemiş Lüfer Akını” metninde İstanbul’da yaşanan büyük lüfer bolluğu anlatılır. Bu olay, yalnızca balıkçılıkla ilgili bir durum olarak verilmez; halkın sevinci, balıkçıların emeği ve insanların geçim mücadelesiyle birlikte aktarılır. Yardımcı düşünceler arasında balıkçılığın halk yaşamındaki yeri, emeğin değeri, dayanışma, yoksulluk ve deniz kültürü yer alır.
Soru: Metinden yola çıkarak yazarın üslubuna dair çıkarımlarda bulununuz.
Kısa Cevap: Yazarın üslubu canlı, gözlemci, sade ve samimidir.
Detaylı Cevap: Yaşar Kemal, metinde gördüklerini güçlü betimlemelerle aktarır. Balıkçıların konuşmaları, çevrenin görünüşü ve halkın coşkusu canlı bir şekilde verilir. Yazar, halkın diline yakın ifadeler kullanarak metne doğallık ve sıcaklık kazandırır. Bu nedenle metnin üslubu hem gözlemci hem de edebî bir nitelik taşır.
Soru: Metnin, yazıldığı dönemin gerçekliğiyle ilişkisini değerlendiriniz.
Kısa Cevap: Metin, yazıldığı dönemdeki geçim sıkıntısını, balıkçılığı ve İstanbul’un sosyal hayatını yansıtır.
Detaylı Cevap: Metin, 1950’li yılların İstanbul’unda halkın denizle ve balıkçılıkla kurduğu ilişkiyi gösterir. Balık bolluğu, insanların geçim umudu hâline gelir. Balıkçıların çalışması, halkın heyecanı ve ekonomik kaygılar dönemin sosyal gerçekliğiyle bağlantılıdır. Bu nedenle metin, yalnızca bir lüfer akınını değil, aynı zamanda dönemin halk yaşamını ve geçim mücadelesini de yansıtır.
Soru: Metindeki bilgi ve yorumları iki başlık altında sıralayınız.
Kısa Cevap: Metinde hem nesnel bilgiler hem de yazarın kişisel yorumları vardır.
Bilgiler: İstanbul’a lüfer akını olması, Haliç’te ve Karaköy çevresinde balıkçıların bulunması, balıkların tutulması, balıkçıların kayıklarla çalışması.
Yorumlar: Halkın sevinci, balıkçılığın insana umut vermesi, emeğin değeri, lüfer bolluğunun insanlarda coşku oluşturması, deniz yaşamının sıcak ve hareketli bir dünya olarak sunulması.
Soru: “Görülmemiş Lüfer Akını” metninin hangi edebî türlerle benzerlik gösterdiğini açıklayınız.
Kısa Cevap: Metin, röportaj, hikâye ve gezi yazısı türleriyle benzerlik gösterir.
Detaylı Cevap: Metin gerçek bir olaya ve gözleme dayandığı için röportaj türüne yakındır. Yazarın balıkçılarla konuşması, çevreyi gözlemlemesi ve toplumsal bir durumu aktarması bu özelliği gösterir. Betimlemeler, konuşmalar ve olay akışı ise metni hikâye türüne yaklaştırır. İstanbul’un belirli mekânlarının anlatılması da gezi yazısını hatırlatır.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 295
Dil Bilgisi
Soru: Parçada büyük harflerin kullanım amaçlarını söyleyiniz.
Kısa Cevap: Büyük harfler, cümle başlarında kullanılmıştır.
Detaylı Cevap: Parçada “Hatıra”, “Kuvvete” ve “Ayakta” kelimeleri cümle başında yer aldığı için büyük harfle yazılmıştır. Metinde özel isim bulunmadığından büyük harflerin temel kullanım amacı yeni cümlenin başladığını göstermektir.
Soru: Parçada yer alan noktalama işaretlerinin kullanım amaçlarını belirleyiniz.
Kısa Cevap: Noktalama işaretleri, konuşmaları belirtmek, açıklama yapmak ve cümleleri ayırmak için kullanılmıştır.
Tırnak işareti: Doğrudan aktarılan konuşmaları göstermek için kullanılmıştır.
Soru işareti: Soru anlamı taşıyan cümlenin sonunda kullanılmıştır.
İki nokta: Bir kişinin konuşmasının başlayacağını göstermek için kullanılmıştır.
Virgül: Cümle içinde duraklama ve ara ifadeleri belirtmek için kullanılmıştır.
Nokta: Tamamlanmış cümlelerin sonunda kullanılmıştır.
Soru: Cümlelerdeki anlatım bozukluklarının nedenlerini yazınız.
Kısa Cevap: Cümlelerde ek eksikliği, gereksiz sözcük, özne-yüklem uyumsuzluğu ve ek yanlışlığı gibi anlatım bozuklukları vardır.
| Cümle | Anlatım Bozukluğunun Nedeni |
|---|---|
| Edebî eserler ait oldukları dönemin şartları içinde inceleyip değerlendirilmelidir. | Çatı uyumsuzluğu vardır. “İnceleyip” yerine incelenip olmalıdır. |
| Hepsi kendi derdine düşmüş, bizim içinde bulunduğumuz kötü durumla ilgilenmiyor. | Özne-yüklem uyumsuzluğu vardır. Yüklem ilgilenmiyorlar olmalıdır. |
| Yazarın tabiata ait tasvirleri, betimlemeleri oldukça gerçekçi. | Gereksiz sözcük vardır. Tasvir ve betimleme aynı anlamdadır. |
| Şiirlerinde bol bol abartılmış kelimeler seçmesi yüzünden hitabet havası taşımaktadır. | Özne-yüklem uyumsuzluğu vardır. “Şiirleri hitabet havası taşımaktadır.” olmalıdır. |
| Basımı bitmek üzere olan kitabın birinci cildinde deniliyor ki… | Anlatım bozukluğu vardır. Daha doğru kullanım deniyor ki veya şöyle denilmektedir olmalıdır. |
| Büyüklerimizin nasihat ve öğütlerini dikkate almamız gerekir. | Gereksiz sözcük vardır. Nasihat ve öğüt eş anlamlıdır. |
| İnsanların bir araya geldiklerine vesile olan bayramlarımızın kıymeti bilinmiyor. | Ek yanlışlığı vardır. Geldiklerine yerine gelmelerine kullanılmalıdır. |
| İnsanları çoğu zaman mutlu eden şeyler kimi zaman hüzünlenmelerine sebep olabilir. | Ek yanlışlığı vardır. İnsanları yerine insanları/insanların bağlama uygun biçimde düzeltilmelidir; en doğru ifade “İnsanları mutlu eden şeyler...” şeklinde sadeleştirilebilir. |
Soru: “Biz ailece onu seviyor ve çok güveniyoruz.” cümlesindeki anlatım bozukluğunu bağdaşıklık açısından açıklayınız.
Kısa Cevap: Bu cümlede sorun sözcük eksikliğinden kaynaklanır; “güveniyoruz” fiili için ona sözcüğü gereklidir.
Detaylı Cevap: Cümlede “seviyor” fiili “onu” nesnesiyle kullanılabilir; ancak “güveniyoruz” fiili “ona” sözcüğünü gerektirir. Bu yüzden doğru cümle “Biz ailece onu seviyor ve ona çok güveniyoruz.” şeklinde olmalıdır. Buradaki bozukluk, kelimeler arasındaki yapısal ilişkiyle ilgili olduğu için bağlaşıklık kapsamında değerlendirilir.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 294
Mülakat/Röportaj Türlerinin Türk Edebiyatındaki Önemli Temsilcileri
Soru: Türk edebiyatında mülakat ve röportaj türlerinin önemli temsilcileri kimlerdir?
Kısa Cevap: Türk edebiyatında mülakat ve röportaj türünün önemli temsilcileri arasında Ruşen Eşref Ünaydın, Yaşar Kemal, Hikmet Feridun Es, Fikret Otyam, Suat Derviş, Tahir Kutsi Makal, Yaşar Nabi Nayır, Sermet Sami Uysal, Hıfzı Topuz, Celalettin Çetin ve Necmi Onur yer alır.
Detaylı Cevap: Türk edebiyatında mülakat ve röportaj türleri, gazete ve dergilerin gelişmesiyle yaygınlaşmıştır. Ruşen Eşref Ünaydın, mülakat türünün tanınmasında önemli bir yere sahiptir. Yaşar Kemal ise röportajlarında Anadolu insanını, toplumsal sorunları ve yaşam gerçeklerini güçlü gözlemlerle anlatmıştır.
Bu türlerin gelişmesinde Hikmet Feridun Es, Suat Derviş, Fikret Otyam, Tahir Kutsi Makal, Yaşar Nabi Nayır, Sermet Sami Uysal, Hıfzı Topuz, Celalettin Çetin ve Necmi Onur gibi isimler de etkili olmuştur. Bu yazarlar, yaptıkları görüşmeler ve röportajlarla hem sanatçıları tanıtmış hem de toplumun farklı yönlerini okuyucuya aktarmıştır.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 295
Dil Bilgisi
Soru: Aşağıdaki parçada büyük harflerin kullanım amaçlarını söyleyiniz.
Kısa Cevap: Parçada büyük harfler cümle başlarında kullanılmıştır.
Detaylı Cevap: Parçada yer alan “Hatıra”, “Kuvvete” ve “Ayakta” kelimeleri cümle başında bulunduğu için büyük harfle yazılmıştır. Türkçede her cümle büyük harfle başlar. Parçada özel isim bulunmadığı için büyük harflerin kullanım amacı yeni cümlenin başladığını göstermektir.
Soru: Aşağıdaki parçada yer alan noktalama işaretlerinin kullanım amaçlarını belirleyip yazınız.
Kısa Cevap: Noktalama işaretleri konuşmaları göstermek, soru anlamı vermek, açıklama yapmak ve cümleleri ayırmak için kullanılmıştır.
Tırnak işareti (“ ”): Doğrudan aktarılan konuşmaları göstermek için kullanılmıştır.
Soru işareti (?): Soru anlamı taşıyan cümlenin sonunda kullanılmıştır.
İki nokta (:): Konuşma veya açıklama başlamadan önce kullanılmıştır.
Virgül (,): Cümle içinde kısa duraklamaları ve ara ifadeleri belirtmek için kullanılmıştır.
Nokta (.): Tamamlanmış cümlelerin sonunda kullanılmıştır.
Soru: Tabloda verilen cümlelerdeki anlatım bozukluklarının nedenlerini yazınız.
Kısa Cevap: Cümlelerdeki anlatım bozuklukları çatı uyumsuzluğu, gereksiz sözcük, ek yanlışlığı, özne-yüklem uyumsuzluğu ve öge eksikliği gibi nedenlerden kaynaklanır.
| Cümle | Anlatım Bozukluğunun Nedeni |
|---|---|
| Edebî eserler ait oldukları dönemin şartları içinde inceleyip değerlendirilmelidir. | Çatı uyumsuzluğu vardır. Doğrusu “incelenip değerlendirilmelidir” olmalıdır. |
| Hepsi kendi derdine düşmüş, bizim içinde bulunduğumuz kötü durumla ilgilenmiyor. | Özne-yüklem uyumsuzluğu vardır. Yüklem “ilgilenmiyorlar” olmalıdır. |
| Yazarın tabiata ait tasvirleri, betimlemeleri oldukça gerçekçi. | Gereksiz sözcük kullanımı vardır. “Tasvir” ve “betimleme” aynı anlamdadır. |
| Şiirlerinde bol bol abartılmış kelimeler seçmesi yüzünden hitabet havası taşımaktadır. | Özne-yüklem uyumsuzluğu vardır. Hitabet havası taşıyan “şiirleri”dir. |
| Basımı bitmek üzere olan kitabın birinci cildinde deniliyor ki… | Yüklem kullanımında anlatım bozukluğu vardır. Daha doğru ifade “deniyor ki” veya “şöyle denilmektedir” olabilir. |
| Büyüklerimizin nasihat ve öğütlerini dikkate almamız gerekir. | Gereksiz sözcük kullanımı vardır. “Nasihat” ve “öğüt” eş anlamlıdır. |
| İnsanların bir araya geldiklerine vesile olan bayramlarımızın kıymeti bilinmiyor. | Ek yanlışlığı vardır. “Geldiklerine” yerine “gelmelerine” kullanılmalıdır. |
| İnsanları çoğu zaman mutlu eden şeyler kimi zaman hüzünlenmelerine sebep olabilir. | Ek yanlışlığı vardır. “İnsanları” yerine “insanların” kullanılmalıdır. |
Soru: “Biz ailece onu seviyor ve çok güveniyoruz.” cümlesindeki anlatım bozukluğunun “bağdaşıklık” açısından ele alınmamasının sebebini açıklayınız.
Kısa Cevap: Bu cümledeki sorun anlam uyuşmazlığı değil, öge eksikliğidir.
Detaylı Cevap: Cümlede “seviyor” fiili onu nesnesiyle kullanılabilir. Ancak “güveniyoruz” fiili ona sözcüğünü gerektirir. Bu sözcük kullanılmadığı için cümlede anlatım bozukluğu oluşmuştur. Doğru cümle “Biz ailece onu seviyor ve ona çok güveniyoruz.” şeklindedir.
Bu bozukluk, kelimelerin anlamca uyuşmamasından değil, cümlede gerekli bir ögenin eksik olmasından kaynaklanır. Bu nedenle anlatım bozukluğu bağdaşıklık değil, bağlaşıklık açısından değerlendirilir.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 296
Yazma
Soru: Verilen bilgiler doğrultusunda bir mülakat metni hazırlayınız.
Kısa Cevap: Aşağıda çevre sorunları konusunda örnek bir mülakat metni verilmiştir.
Mülakat: Çevre Bilinci Üzerine
Konu: Çevre kirliliği ve bireysel sorumluluk
Kişi: Çevre mühendisi
Yer: Okul konferans salonu
Soru 1: Çevre kirliliğinin en önemli nedeni nedir?
Cevap: Bilinçsiz tüketim, atıkların yanlış yönetilmesi ve doğal kaynakların aşırı kullanılması çevre kirliliğinin başlıca nedenleridir.
Soru 2: Öğrenciler çevreyi korumak için neler yapabilir?
Cevap: Geri dönüşüme dikkat edebilir, suyu ve elektriği tasarruflu kullanabilir, çevreyi kirleten davranışlardan kaçınabilirler.
Soru 3: Plastik atıklar neden tehlikelidir?
Cevap: Plastik atıklar doğada çok uzun sürede yok olur. Denizleri, toprağı ve canlıları olumsuz etkiler.
Soru 4: Aileler çevre bilincine nasıl katkı sağlayabilir?
Cevap: Çocuklarına örnek olarak, atıkları ayrıştırarak ve gereksiz tüketimden kaçınarak katkı sağlayabilirler.
Soru 5: Çevre sorunlarıyla mücadelede en önemli adım nedir?
Cevap: En önemli adım bilinçlenmektir. İnsanlar doğaya zarar veren davranışlarını fark ederse çözüm daha kolay olur.
Sonuç: Bu mülakat, çevre sorunlarının yalnızca kurumların değil, her bireyin sorumluluğu olduğunu göstermektedir.
Dinle-Yorumla
Soru: Hıfzı Topuz ile Necip Fazıl Kısakürek arasında yapılan mülakatla ilgili düşüncelerinizi paylaşınız.
Kısa Cevap: Bu mülakat, sanatçının şiir, düşünce ve sanat anlayışını doğrudan tanıttığı için önemlidir.
Detaylı Cevap: Hıfzı Topuz ile Necip Fazıl Kısakürek arasındaki mülakat, okuyucuya sanatçının iç dünyasını ve düşünce yapısını yakından görme imkânı verir. Necip Fazıl’ın şiire, sanata ve topluma bakışı kendi sözleriyle aktarılır. Bu yönüyle metin hem bilgilendirici hem de edebiyat tarihi açısından değerlidir. Mülakat, sanatçıyı yalnızca eserleriyle değil, kişiliği ve düşünceleriyle tanımamıza yardımcı olur.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 297
Sıra Sizde
Soru: Aşağıda verilen bulmacayı çözünüz.
Kısa Cevap: Bulmacada mülakat, röportaj, noktalama ve anlatım bozukluğu konularıyla ilgili kavramlar yer almaktadır.
Yukarıdan Aşağıya
- Öğretici
- Çatı Uyumsuzluğu
- Oysaki
- Yayımlama
- Uluslararası
- Ruşen Eşref
- Röportaj
Soldan Sağa
- Yaşar Kemal
- Payitaht
- Diyorlar Ki
- Mülakat
- Nokta
- Özne
- Gazete