11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı — Sayfa 182 Cevapları
Cumhuriyet Döneminde (1923–1950) Roman – Hazırlık
Soru 1 - Söylenen bir yalanın, söyleyen kişi ve toplum üzerindeki etkisini verilen görsel üzerinden yorumlayınız.
Cevap: Bir yalan, tıpkı suya düşen damlanın oluşturduğu halkalar gibi yayılır ve büyür.
Yalan söyleyen kişi önce kendi güvenilirliğini kaybeder, ardından toplumda güvensizlik ve kopukluk oluşur.
Kısacası yalan, ilişkileri zedeler ve insanlar arasında güven duvarını yıkar.
Soru 2 - “Hayatımı yazsam roman olur.” sözüyle anlatılmak istenen nedir?
Cevap: Bu söz, kişinin hayatının sıradan olmadığını, içinde zorluklar, mutluluklar, maceralar ve ibretlik olaylar bulunduğunu anlatır.
Yani kişi, yaşamının roman gibi okunacak kadar dolu olduğunu ifade etmektedir.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 186 — Metni Anlama ve Çözümleme
1. Metindeki şahısların karakter özelliklerini belirleyip açıklayınız.
Cevap: Metinde yer alan Halil Hilmi Efendi, görevine bağlı ama çekingen, korkak ve kararsız bir kişidir.
Hurşit ise iyi niyetli, saf ve dürüst bir askerdir; hatalarını bilerek yapmaz.
2. Metindeki ironik durumları belirleyiniz.
Cevap: Kaymakam, görevini doğru yapmadığı hâlde başarılı gösterilip ödüllendirilmektedir.
Yani başarısızlık, başarı gibi sunulmuştur. Bu durum ironiktir.
3. Metinde hangi edebî akımın etkisinin görüldüğünü gerekçeleriyle açıklayınız.
Cevap: Metinde Realizm (Gerçekçilik) vardır. Çünkü:
- Olaylar günlük yaşamdan alınmıştır.
- Karakterler abartılmamış, gerçekçi çizilmiştir.
- Toplum ve bürokrasi eleştirisi yapılmıştır.
4. “Sen min bey?” diye sordu “belki olmuştur nefz-i dimagi hâfızallah!”
Yukarıdaki ifadelerden yola çıkarak metnin dil ve üslup özelliklerini tespit ediniz.
Cevap: Metnin dili Osmanlı Türkçesinin etkisini taşır.
Üslup:
- Yer yer ağır,
- Ancak genel olarak anlaşılır ve betimleyicidir.
5. Dönemin sosyal ve siyasi yapısını, kaymakamın madalyayla ödüllendirilmesinden yola çıkarak yorumlayınız.
Cevap: Bu durum dönemde:
- liyakatın önemsenmediğini,
- kayırma ve çıkar ilişkilerinin yaygın olduğunu,
- adaletin zayıfladığını
göstermektedir.
Karşı Pencereden Cevapları
Roman yazmak için önce görmek gerekir: İnsanları, hayatı ve doğayı inceleyerek görmek.
Yukarıda verilen sözden yararlanarak roman türü ve gerçeklik konusundaki düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap: Roman, hayattan beslenir.
Yazar insanları ve çevreyi iyi gözlemler, gerçekliği doğru yansıtırsa roman inandırıcı ve etkileyici olur.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 187 – Sıra Sizde
Soru: Bu parçada yazarın hangi anlatım biçimi ve bakış açısından yararlandığını örnek ifadeler üzerinden açıklayınız.
Cevap: Metinde öyküleyici anlatım vardır; çünkü metinde bir olay, zaman akışı içinde anlatılmaktadır. Okuyucu, Halil Hilmi Efendi’nin başından geçenleri adım adım izlemektedir.
Parçada üçüncü kişi anlatıcı kullanılmıştır. Anlatıcı, olayların içinde değildir; sadece dışarıdan aktarır:
- “Halil Hilmi Efendi… dehşet içinde kaldı.”
- “Kendini tutamayarak ‘aman’ diye bağırdı.”
Bu cümleler, olayların anlatıcı tarafından gözlemlenerek verildiğini gösterir.
Metinde ayrıca, kahramanın duyguları da dışarıdan aktarılmıştır; bu da bakış açısının dış gözlemci olduğunu kanıtlar.