Türkiye’de Yükseköğretim Mezun Oranı Gençlerde Yüzde 45,6’ya Yükseldi

TÜİK’in 2025 Ulusal Eğitim İstatistikleri’ne göre Türkiye’de 25-34 yaş grubunda yükseköğretim mezun oranı yüzde 45,6 oldu. Ortalama eğitim süresi ise 9,6 yıl olarak hesaplandı.

Türkiye’de Eğitim Seviyesi Yükselmeye Devam Ediyor

Türkiye’de genç nüfusun eğitim düzeyinde dikkat çeken artış sürüyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı Ulusal Eğitim İstatistikleri sonuçlarına göre, 25-34 yaş grubunda yükseköğretim mezunu olanların oranı yüzde 45,6’ya ulaştı.

Bu oran, 2008 yılında yüzde 13,5 seviyesindeydi. Böylece genç nüfusta yükseköğretim mezun oranı 17 yılda üç kattan fazla artış gösterdi.

Genç Kadınlarda Üniversite Mezuniyeti Yüzde 50’yi Aştı

Verilerin en dikkat çeken başlıklarından biri kadınların eğitim düzeyindeki yükseliş oldu. 25-34 yaş grubunda yükseköğretim mezunu kadınların oranı 2008’de yüzde 12,5 iken, 2025’te yüzde 50,3’e çıktı.

Aynı yaş grubundaki erkeklerde ise oran yüzde 14,6’dan yüzde 41’e yükseldi. Böylece genç kadınlarda yükseköğretim mezun oranı erkeklerin belirgin şekilde üzerine çıktı.

25-34 Yaş Grubunda Yükseköğretim Mezun Oranı

2008 yılında: Yüzde 13,5

2025 yılında: Yüzde 45,6

Kadınlarda 2025 oranı: Yüzde 50,3

Erkeklerde 2025 oranı: Yüzde 41

Türkiye OECD Ortalamasına Yaklaştı

OECD ülkelerine ait güncel karşılaştırmalı verilere göre 2024 yılında 25-34 yaş grubunda yükseköğretim mezun oranı OECD ortalamasında yüzde 48,7 oldu.

Türkiye’nin 2024 yılı oranı ise yüzde 44,9 olarak kaydedildi. Bu tablo, Türkiye’nin genç nüfusta yükseköğretim mezun oranında OECD ortalamasına yaklaştığını gösterirken, aradaki farkın tamamen kapanmadığını da ortaya koydu.

Ortalama Eğitim Süresi 9,6 Yıla Ulaştı

TÜİK verilerine göre Türkiye’de 25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresi 2025 yılında 9,6 yıl olarak hesaplandı.

Kadınlarda ortalama eğitim süresi 8,9 yıl, erkeklerde ise 10,3 yıl oldu. Bu sonuç, eğitim süresinde genel yükseliş yaşandığını ancak cinsiyetler arasındaki farkın devam ettiğini gösterdi.

Eğitim Süresinde Zirvede Ankara Var

Ortalama eğitim süresinin en yüksek olduğu il 10,9 yıl ile Ankara oldu. Başkenti sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti.

Listenin sonunda ise 7,6 yıl ile Ağrı yer aldı. Ağrı’nın ardından Şanlıurfa, Muş, Kastamonu ve Van ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu iller arasında sıralandı.

Eğitim Süresinde En Hızlı Artış Doğu ve Güneydoğu İllerinde

2016-2025 döneminde ortalama eğitim süresindeki artışta bazı iller öne çıktı. En yüksek artış Şırnak’ta yüzde 48,5 olarak kaydedildi.

Şırnak’ı Hakkari, Muş, Şanlıurfa ve Van izledi. Bu veriler, eğitim süresindeki yükselişin özellikle daha düşük başlangıç seviyesine sahip illerde daha hızlı gerçekleştiğini gösterdi.

Okuma Yazma Oranı Yüzde 97,9’a Yükseldi

Türkiye’de 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı da artış gösterdi. 2008 yılında yüzde 91,8 olan okuryazarlık oranı, 2025’te yüzde 97,9’a ulaştı.

Kadınlarda okuma yazma oranı yüzde 86,9’dan yüzde 96,4’e, erkeklerde ise yüzde 96,7’den yüzde 99,3’e çıktı. Böylece okuryazarlıkta cinsiyet farkı azalsa da tamamen ortadan kalkmadı.

Ailenin Eğitim Düzeyi Çocukların Yolunu Belirliyor

TÜİK verileri, anne ve babanın eğitim düzeyinin çocukların eğitim hayatı üzerindeki etkisini de ortaya koydu.

Annesi yükseköğretim mezunu olan bireylerin yüzde 84,2’si yükseköğretim mezunu oldu. Babası yükseköğretim mezunu olan bireylerde ise bu oran yüzde 80,4 olarak belirlendi.

Annesi ortaöğretim mezunu olan bireylerde yükseköğretim mezun oranı yüzde 64,3, babası ortaöğretim mezunu olan bireylerde ise yüzde 56 olarak kaydedildi.

Eğitimde Yükseliş Var, Farklar Sürüyor

2025 verileri, Türkiye’de eğitim seviyesinin yıllar içinde belirgin şekilde arttığını gösteriyor. Genç nüfusta yükseköğretim mezun oranının yüzde 45,6’ya ulaşması, kadınlarda bu oranın yüzde 50’yi aşması ve okuryazarlık oranındaki yükseliş dikkat çekiyor.

Bununla birlikte iller arasındaki eğitim süresi farkları, kadın ve erkeklerin ortalama eğitim süresi arasındaki ayrım ve OECD ortalamasına göre hâlâ kapanması gereken mesafe, eğitim politikalarında bölgesel ve sosyal eşitsizliklerin önemini koruduğunu gösteriyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

EĞİTİM Haberleri